Son zamanlarda enflasyon nedeniyle gıda ve enerji fiyatları artmaya devam ederken, ücretler bu artışa ayak uyduramadı. Bu durum, dünya genelinde liman, havayolu, demiryolu ve karayolu taşımacılığı şoförlerinin protesto ve grev dalgalarına yol açtı. Çeşitli ülkelerdeki siyasi çalkantılar ise tedarik zincirlerini daha da kötüleştirdi.
Bir tarafta dolu olan rıhtım, diğer tarafta ise ücret talebiyle grev yapan rıhtım, demiryolu ve taşımacılık işçileri var. Bu çifte darbe altında, sevkiyat programı ve teslimat süreleri daha da gecikebilir.
1. Bangladeş genelindeki ajanlar greve gitti.
28 Haziran'dan itibaren Bangladeş genelindeki Gümrükleme ve Nakliye (C&F) acenteleri, 2020 lisanslama kurallarında değişiklikler de dahil olmak üzere taleplerinin karşılanması için 48 saatlik greve gidecekler.
Aynı taleplerle, 7 Haziran'da da benzer bir günlük grev düzenleyerek ülkedeki tüm deniz, kara ve nehir limanlarında gümrükleme ve nakliye faaliyetlerini durdurdular. 13 Haziran'da ise Ulusal Vergi Komisyonu'na, lisansın ve diğer kuralların bazı bölümlerinin değiştirilmesini talep eden bir dilekçe sundular.
2. Alman liman grevi
Almanya'daki çeşitli limanlarda binlerce işçi greve gitti ve bu durum limanlardaki yoğunluğu artırdı. Emden, Bremerhaven, Brackhaven, Wilhelmshaven ve Hamburg limanlarında yaklaşık 12.000 işçiyi temsil eden Alman liman işçileri sendikası, Hamburg'daki gösteriye 4.000 işçinin katıldığını bildirdi. Tüm limanlardaki operasyonlar askıya alındı.
Maersk ayrıca yaptığı açıklamada, bu durumun Bremerhaven, Hamburg ve Wilhelmshaven limanlarındaki faaliyetlerini doğrudan etkileyeceğini belirtti.
Maersk tarafından yayınlanan, İskandinavya'nın büyük bölgelerindeki limanlara ilişkin son durum açıklamasında, Bremerhaven, Rotterdam, Hamburg ve Antwerp limanlarının sürekli yoğunluk yaşadığı ve hatta kritik seviyelere ulaştığı belirtildi. Yoğunluk nedeniyle, Asya-Avrupa AE55 güzergahının 30. ve 31. hafta seferlerinde değişiklikler yapılacak.
3 Havayolu grevi
Avrupa'da yaşanan havayolu grevleri dalgası, Avrupa'nın ulaşım krizini daha da kötüleştiriyor.
Haberlere göre, İrlanda merkezli düşük maliyetli havayolu şirketi Ryanair'in Belçika, İspanya ve Portekiz'deki bazı mürettebat üyeleri, ücret anlaşmazlığı nedeniyle üç günlük greve başladı; ardından Fransa ve İtalya'daki çalışanlar da greve katıldı.
İngiliz havayolu şirketi EasyJet de bir grev dalgasıyla karşı karşıya kalacak. Şu anda Amsterdam, Londra, Frankfurt ve Paris havaalanlarında kaos yaşanıyor ve birçok uçuş iptal edilmek zorunda kaldı. Grevlere ek olarak, ciddi personel eksikliği de havayolu şirketleri için baş ağrısı yaratıyor.
Londra Gatwick ve Amsterdam Schiphol havalimanları uçuş sayısına sınırlama getirdi. Ücret artışları ve sosyal hakların enflasyona ayak uyduramaması nedeniyle, grevler bir süre daha Avrupa havacılık sektörü için normal hale gelecek.
4. Grevler küresel üretim ve tedarik zincirlerini olumsuz etkiliyor.
1970'lerde grevler, enflasyon ve enerji kıtlığı küresel ekonomiyi krize sürükledi.
Bugün dünya aynı sorunlarla karşı karşıya: yüksek enflasyon, yetersiz enerji arzı, ekonomik durgunluk olasılığı, insanların yaşam standartlarında düşüş ve zengin ile fakir arasındaki uçurumun genişlemesi.
Uluslararası Para Fonu (IMF) son Dünya Ekonomik Görünümü raporunda, uzun vadeli tedarik zinciri aksamalarının küresel ekonomiye verdiği zararı açıkladı. Nakliye sorunları küresel ekonomik büyümeyi %0,5-1 oranında azaltırken, çekirdek enflasyon yaklaşık %1 oranında arttı.
Bunun nedeni, tedarik zinciri sorunlarından kaynaklanan ticaret aksamalarının, tüketim malları da dahil olmak üzere çeşitli ürünlerin fiyatlarını yükseltebilmesi, enflasyonu körükleyebilmesi ve bunun da ücretlerin düşmesine ve talebin azalmasına yol açan zincirleme bir etkiye sahip olabilmesidir.
Yayın tarihi: 04.07.2022
